Borç ilişkisini doğuran nedenlerin sonuncusu, sebepsiz zenginleşmedir. Sebepsiz zenginleşme, bir kimsenin malvarlığının haklı bir sebep olmaksızın başka bir kimsenin malvarlığının zararına çoğalması veya azalmaması demektir. Nitekim kesin hükümsüzlük nedeniyle geçerli olmayan bir sözleşmede, tarafların yerine getirmiş oldukları edimler geçerli bir nedene dayanmadıklarından sebepsiz zenginleşme oluşturur.

Koşulları

Zenginleşme

Sebepsiz zenginleşmenin söz konusu olabilmesi için öncelikle taraflardan birinin malvarlığında bir zenginleşme/artma olmalıdır.

Fakirleşme

Taraflardan birinin malvarlığındaki artma/zenginleşme, diğer tarafın malvarlığının aleyhine gerçekleşmeli, yani bir tarafın malvarlığı artarken diğer tarafın malvarlığı o ölçüde azalmalıdır. Bu fakirleşme kimi zaman malvarlığının aktif kısmının eksilmesi, bazense pasif kısmının çoğalması şeklinde meydana gelebilir.

İlliyet/Nedensellik Bağı

Taraflardan birinin malvarlığında oluşan zenginleşmeyle diğer tarafın malvarlığında oluşan fakirleşme arasında bir nedensellik/neden-sonuç bağı bulunmalıdır. Başka bir anlatımla, malvarlığındaki artış diğer malvarlığındaki eksilmeden kaynaklanmalı, tarafların malvarlıklarında oluşan zenginleşmeyle fakirleşme arasına bir neden-sonuç ilişkisi bulunmalıdır.
Bir tarafın malvarlığındaki eksilme olmasaydı diğer tarafın malvarlığındaki artış olmayacak idiyse zenginleşmeyle fakirleşme arasında aranılan nedensellik bağı bulunmaktadır.

Haklı Bir Nedenin Bulunmaması

Sebepsiz zenginleşmenin söz konusu olabilmesi için aranan bir başka koşul da, bir kişinin malvarlığında diğer kişinin aleyhine olarak gerçekleşen zenginleşmenin haklı bir nedene dayanmamasıdır. Eğer zenginleşme geçerli olmayan veya gerçekleşmemiş olan ya da sona ermiş olan bir nedene dayanıyorsa ortada haklı bir neden bulunmadığından bu zenginleşme sebepsiz bir zenginleşmedir. Örneğin butlan nedeniyle geçersiz olan bir sözleşmede sözleşmenin taraflarının edimlerini yerine getirmiş olmaları durumunda, sebepsiz zenginleşme meydana gelir.

Sebepsiz Zenginleşme Sonucunu Doğuran Durumlar Türk Borçlar Kanununda Gösterilmiştir:

  1. -Hukuksal nedenin geçerli olmaması. Örneğin A, borcunu ödemek üzere B'ye 500 TL veriyor, B ise bunu bağışlama sanıyor.
  2. -Hukuksal nedenin gerçekleşmemiş olması. Örneğin A, evlenmek amacıyla B'ye 500 TL'lik hediye alıyor ancak evlilik gerçekleşmiyor.
  3. -Hukuksal nedenin sona ermesi. Örneğin, bir sözleşmenin feshi, iradeyi sakatlayan nedenlerden dolayı sözleşmenin iptali, nişanın bozulması (TMK, m. 122).

Hükümleri

Sebepsiz zenginleşmeden doğan borç, geri verme borcudur. Türk Borçlar Kanununda “Haklı bir sebep olmaksızın, bir başkasının malvarlığından veya emeğinden zenginleşen, bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlüdür.”

Geriverme borcunun kapsamı, zenginleşen kimsenin iyi niyetli olup olmamasına göre değişmektedir. Sebepsiz zenginleşen kişi, iyi niyetliyse, yani malvarlığında meydana gelen artışı geri vermesi gerektiğin bilmiyor veya bilmesi gerekmiyorsa, geriverme anında elinde kalmış olan miktarı vererek borcundan kurtulur, daha önce elinden çıkan kısmı verme yükümlülüğü yoktur (TBK, m. 791).

Eğer zenginleşen kişi, zenginleşmeyi iyi niyetli olmaksızın elden çıkarmış veya elden çıkarırken ileride geri vermek zorunda kalabileceğini dikkate almamışsa malvarlığında meydana gelen artmayı tümüyle geri vermek zorundadır (TBK, m. 791/2). Dolayısıyla kişi zenginleştiği miktarın, örneğin malvarlığına katılan malın kaybolmasından, zarar görmesinden veya değerinin azalmasından da sorumludur.

Zenginleşmeye konu olan iade anında mevcutsa aynen onu geri verecektir. Aynen geri vermenin olanaklı olmaması durumunda, zenginleşme para olarak geri verilecektir.

Yukarıda borçlar hukukunun genel ve özel olmak üzere iki kısma ayrıldığından söz edilmişti. Özel hükümler kısmında, satım, trampa, bağışlama, kira ariyet, karz, hizmet, istisna, vekâlet, havale, vedia (emanet), kefalet sözleşmesi gibi çeşitli borç ilişkileri incelenir (Gözler 2016: 86). Yasa bu bölümde, tüm sözleşmeler için geçerli olan genel hükümler dışında, bu sözleşme tiplerinin her birinin özelliklerine göre uygulanmaya uygun özel kurallar getirmiştir. Bir borç ilişkisi böyle bir tip sözleşmeden doğmuşsa, önce, yasada yer alan o sözleşmeyle ilgili özel kurallar uygulanır.

Borçların Sona Ermesi

Borç, kural olarak ifa yani ödenmeyle sona erer. Ancak ifa dışında da borcu sona erdiren nedenler vardır. Borçların zamanaşımına uğraması, takas, yenileme, ibra, alacaklı borçlu sıfatlarının birleşmesi, alacaklı borçlu sıfatlarının birleşmesi, kusursuz ifa olanaksızlığı, aşırı ifa güçlüğü.